UTANIRIM GAZİ PAŞAM , UTANIRIM…
POSTED IN Blog | TAGS : 10 kasim, 2009, 71, Ataturk, mustafa kemal, turkiye
10.11.2009
Gazi Paşam; Seni 10-Kasım-1938 de vatan toprağının koynuna verdik.Sen ” Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır.” demiştin, ne yazık ki kaçınılmaz son çok çabuk gerçekleşti, seni 71 sene önce sonsuzluğa uğurladık. Kasım ayında bir hüzün kaplar içimi..Sırtımı mor dağlara yaslayıp türkü söylemek gelmez içimden Gazi Paşam..Aslında sazın tellerine şöyle bir dokunup yüreğimdeki yangını, toprak ananın çığlığı sana duyurmak ,Anıtkabir’de huzuruna varıp,”Ahval ve şerait”i sana arz etmek isterdim. Ama yapamam Gazi Paşam… Çünkü ülkemin bu günkü durumunu sana anlatmaktan utanırım, hem de çok utanırım Atatürk’üm..Ama her şeye rağmen anlatmak, yabancılardan değil ama senden ve senin ilkelerinden ders almak zorundayım..
Dinle beni Gazi Paşam; utancımdan yüzüm kızarsa da senin bize emanet ettiğin Cumhuriyet’i ve ülkemizi ne hale getirdiğimizi anlatacağım sana..
Sen bize enflasyonu sıfır, dış borcu sıfır, büyüme hızı yüzde sekiz-dokuz olan bir Türkiye bıraktın.Bu Türkiye’nin sanayisi, ekonomisi, yargısı, eğitimi, iç ve dış politikası ulusal ve bağımsızdı.Gümrüklerin, topraklarımızın,madenlerimizin, fabrikalarımızın, limanlarımızın , kısacası tüm ülkenin sahibi bizdik.
1920-1938 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sınırları yabancı sermayeye kapatan, iç ve dış politikada onurlu ve tam bağımsızlık anlayışının baskın olduğu bir süreç yaşadı.Emperyalizme direnen, Bağımsızlık Savaşı’nı kazanan, kanla, irfanla ve devrimle Cumhuriyet’ini kuran Türk milleti kayıtsız ve şartsız, ülkenin egemen gücü idi.
Şimdi 2009 yılındayız Gazi Paşam…Türkiye’de bir çok şeyler değişti.. Bir çok köyün öğretmensiz olsa da okulu, doktorsuz sağlık ocağı var.Demir yolları yerine ülkemizi, Marshal Antlaşması ile söz verdiğimiz üzere, binlerce kilometrelik kara yolları ve otobanlar ana yurt topraklarını örümcek ağı gibi sarmakta..Demir ağlar paslandı Atatürk’üm..
Türk ordusu çağımıza uygun donanımlara ve uçak filolarına sahip.Atlantik ötesi dostumuz (!), sınır komşumuz ABD’nin verdiği ”anlık istihbarat bilgileri” sayesinde önceden ilan edilmiş, teröristlerin bu nedenle içini boşalttığı binaları bombalayabiliyorlar.
Senin kızların artık öğretmen, subay, doktor , mühendis olabiliyorlar..Çağdaş medeniyetler demiştin ya Gazi Paşam, senin ilkelerine sahip çıkanlar(!), ‘Devrimlerinin bekçiyiz” diyenler(!), uygarlaşmayı Batı ile özdeşleştirip, emperyalizme teslim oldular.
Çok sayıda siyasi partimiz ve bol, bol beyanat veren siyasi partilerimiz var. Ticari şirketleri ve holding patronları olan, namusları ve şerefleri üzerine ettikleri yemini ertesi gün unutan milletvekillerimiz var.
İhaleler peşinde koşan, iktidar yandaşı magazin basınımız var..Ali Kemalleri gölgede bırakan iş birlikçi köşe yazarlarımız, Cumhuriyet’i inkar etmeyi, Anadolu’da Türklüğü yok etmeyi görev bilen, kimliksizleşmiş ceplerini avro ve dolarlarla dolduran bilim adamlarımız var.
SOROS’un, AB’in fonları ile beslenen, beyinleri ‘sivil örümcek”in ağına teslim olmuş, çağdaş sivil toplum örgütlerimiz , ” Kemalizm gericiliktir.” diyen, üniversite rektörlerimiz var.
Bir de Gazi Paşam; ABD patentli bir iktidar partimiz var.Yönetilerek yönetiyorlar Türkiye’yi… Üstelik ” NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE sözünü her yere yazmak ilkelliktir.” diyen bir Cumhurbaşkanı var Çankaya’da, senin makamında..
Daha sana ne anlatayım Atatürk’üm; Evlerimizde renkli televizyonlar, çocuklarımızın cebinde bile cep telefonları var. G3 lerimiz, internetimiz var..
Kısacası Gazi Paşam; Türkiye çooookkk ama çok ilerledi senden sonra…(!)
Hele son yedi yıldır bir açıldık ki dünyaya sorma..Yabancı sermayenin sömürdüğü, sınırlarımızın Gümrük Birliği Antlaşması ile yol geçen hanına çevrildiği bir ülkede yaşıyoruz şimdi.Üretmiyoruz, tüketiyoruz..Senin Türk milli sanayisinin temel taşı, okulu olarak bellettiğin Sümerbank yok artık..Erdoğan’ın deyimiyle ”teyet geçen kriz”, tekstil sanayini Çinlilere teslim etti.Ama Çin’den önce, sağ olsun 1959 dan bu yana kapısında süründüğümüz AB’nin koyduğu kotalar, tekstilcilerimize zaten gereken darbeyi önceden vurdu.
Bir de Gazi Paşam; ”Demokratikleşiyoruz, insan hakları” derken,öyle yasalar çıktı ki TBMM’den akıllara ziyan..Artık İkiz Yasalar’ımız, Vakıflar Yasa’mız, Kalkınma Ajansları’mız, Yunanlı, İngiliz, Hollandalı, Fransız bankalarımız, yabancıların işlettiği madenlerimiz var Atatürk’üm..
İletişimimiz mi? Hiç sorma Gazi Paşam…Vaktiyle adı Türk Telekom’du. Şimdi Hariri, Suudi ve İngiliz Telekom oldu..
Hani uğruna Bağımsızlık Savaşı verdiğimiz vatan topraklarımız var ya, ben Devlet Denetleme Kurulu’nun yalancısıyım. Son 4,5 yılda 267 milyon metrekare ana yurt toprağı yabancılara satılmış Atatürk’üm..
Bir zamanlar Etibank’ımız vardı ya Gazi Paşam, o yok artık, kapatıldı..” Ben ülkemi pazarlıyorum.” diyen zihniyet, ” Yabancı Şirketler Yasası”nda yaptığı değişiklikle, ülkemizin yedide birinde, yani yüz bin kilometre karelik alanda, yabancılara ”gelin, ülkemizi talan edin.” demekte hiç mi hiç sakınca görmedi.
Batılılaştık Gazi Paşam..Artık Washington’dn, Brüksel’den aldığımız tavsiyelerle yönetilir olduk.
Çok ama çok önemli bir ülke olduk Gazi Paşam. Olli Rehnler, Barussolar TBMM’de konuşup, bize akıl verdiler. Ama bu yıl önemimiz daha da arttı.Emperyalizmin yeni patronu, ABD Başkanı ilk ziyaretini ülkemize yaparak bizi şereflendirdi(!).
TBMM kürsüsünden emperyal patron Obama parmağını sallaya,sallaya konuştu. Dedi ki: Ermenilere sınırınızı açın, Kürtlere demokratik haklarını verin, Patrik ekümenik olsun, Ruhban Okulunu’da açın.. Asillerinin yüreği kan ağlarken, vekilleri Obama’yı ayakta alkışladı Gazi Paşam…
Söz dinledik Gazi Paşam; Büyüklerimizin denetiminde (!), bir buçuk milyonluk Ermenistan la iki protokol imzaladık.Eh, sırada soy kırımı,toprak ve tazminat talepleri de var.
Biliyorsun Gazi Paşam,1984 den bu yana ayrılıkçı Kürtlerin terör örgütü,Marksist Leninist düşüncenin döllediği, ABD’nin koynunda büyüttüğü vatanımızın bölünmez bütünlüğüne göz dikmekte, yurt savunmasında cepheye koşan yiğitlerimizi kalleşçe şehit etmekte..CIA’nın, MOSSAD’ın bize paketleyip teslim ettiği bölücü başı, İmralı’daki köşkünden, terör örgütünü ve PKK’nın TBMM’deki siyasi uzantılarını yönetmekte..
19-Ekim’de bir kısım teröristler ” önderlerinin emriyle” eve dönüş yaptılar.. Kimdi bunlar? Dağda hamur açıp, çiçek toplayanlar değil elbette..Mobil mahkeme kurup serbest bıraktık onları.Bölücüleri davul, zurna ile karşılayanlar zafer çığlıkları atarken, şehitlerimiz o gün bir kez daha öldüler. Cumhurun başı ” Çok güzel şeyler olacak.” demişti. Oldu Gazi Paşam..Devlet, Obama’nın ve AB’nin talimatlarını yerine getirdi..
Şimdi sen ” Bütün bunlar olurken yurt severler nerede?” diye soracaksın değil mi? Söyleyeyim Gazi Paşam, yurtseverler, antiemperyalistler, ABD ve AB karşıtları, vaktiyle PKK ile savaşanlar ve tüm muhalifler Silivri Ceza Evi Kampüsü’nde.. Laikler mi? Onlar dışarıda Paşam; Hatta laik, Atatürkçü (!) bir rektörümüz tutuklanmıştı da , ” Ben laik bir Atatürkçüyüm, ama ABD ve AB karşıtı değilim,.Hatta Amerikancıyım .” dediği gün serbest bırakıldı.
Sen ” Büyük ölülere yas tutulmaz, matem gerekmez. Onları anlayalım,öğrenelim yeter.” demiştin ya Gazi Paşam.
Biz seni, O sarışın mavi gözlü adamı, çok ama çoook sevdik , ama ne anlayabildik ne de öğrenebildik Atatürk’üm..Eğer seni anlasaydık, ülkemizin geleceğini ”ecnebilerin nasihatları” na göre şekillendirir miydik?…..Bu 10-Kasım’da gene bayraklar yarıya inecek, gene Anıtkabir’e sel gibi akacağız..
Bu 10-Kasım’da yüreğimiz daha çok acıyacak, bayraklar daha çok yas tutacak.. Çünkü Gazi Paşam, 10-Kasım’da TBMM’de ” Kürt Açılımı” görüşülecek.
Bu 10-Kasım’da bayraklar yas tutmakta haklı..Yarıya inmiş her bayrak tüm milletin ve her şehidin isyanını dile getirecek.
İşte Gazi Paşam; memleketin ” ahval ve şerait”i bu..Utanarak, yüzüm kızararak anlattım bunları sana..
Bana şöyle seslendiğini duyar gibiyim Gazi Paşam..” Vatanın ve milletin istiklali tehlikededir.Vatanın ve milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” Rahat ve ışıklar içinde uyu Atatürk’üm. Her şeye rağmen biz buradayız. Biz tükenmeyen, tüketilemiyen Mustafa Kemalleriz.Hepimiz ” Ya İstiklal, Ya Ölüm ” diyenlerdeniz.
İzinden değil, yolundan yürüyenlerdeniz.Seni unutmadık, unutmayacağız Gazi Paşam…